Septorinoplasti, burun içerisindeki septum yapısının ve burnun dış görünümünü oluşturan kemik ve kıkırdak yapıların aynı cerrahi plan içerisinde değerlendirilmesini sağlayan burun cerrahisidir. Septum, iki burun boşluğunu birbirinden ayıran kemik ve kıkırdak yapıdan oluşan bölmedir. Septumda belirgin eğrilik bulunduğunda burundan hava geçişi zorlaşabilir. Rinoplasti ise burnun şekli, boyutu ve oranları üzerinde cerrahi değişiklikler yapılmasını amaçlar. Bu iki cerrahi yaklaşımın birlikte uygulanması, hem burun fonksiyonunun hem de burun şeklinin aynı değerlendirme içerisinde ele alınmasına olanak sağlayabilir.
Op. Dr. Alper Mete Uğurlu tarafından yapılacak septorinoplasti değerlendirmesinde burun yalnızca dış görünümü açısından değil, nefes alma fonksiyonu ve iç anatomisiyle birlikte ele alınır. Burun kemikleri, kıkırdaklar, septum, burun ucu, burun sırtı, burun kanatları ve gerektiğinde burun hava yolunu etkileyebilecek diğer yapılar değerlendirilir. Amaç, kişinin mevcut anatomik özellikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda kişiye özgü bir cerrahi plan oluşturmaktır.
Septorinoplasti, her burun yapısında aynı şekilde uygulanan standart bir ameliyat değildir. Septum eğriliğinin bulunduğu bölge, burun kemiklerinin konumu, kıkırdakların yapısı, burun ucunun desteği, cilt özellikleri ve daha önce geçirilmiş operasyonlar cerrahi planı etkileyebilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde ayrıntılı muayene yapılması önemlidir.
Septorinoplasti, septoplasti ve rinoplasti unsurlarının birlikte değerlendirildiği bir burun ameliyatıdır. Septoplasti, burun içerisindeki iki hava yolunu birbirinden ayıran septumun eğriliğini düzeltmeye yönelik cerrahidir. Rinoplasti ise burnun kemik ve kıkırdak yapılarında şekil, boyut veya oran değişiklikleri yapılmasını kapsar. Her iki işlemin birlikte uygulanması gerektiğinde septorinoplasti olarak adlandırılan daha kapsamlı bir cerrahi plan ortaya çıkabilir.
Septumun belirgin şekilde eğri olması, burun pasajlarından birinin veya her ikisinin daralmasına neden olabilir. Bunun sonucunda burundan nefes alma güçlüğü, sürekli bir tarafın daha fazla tıkalı hissedilmesi veya ağızdan nefes alma ihtiyacı gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Bununla birlikte her septum eğriliği mutlaka cerrahi gerektirmez. Tedavi kararı, eğriliğin derecesi, oluşturduğu belirtiler ve kişinin genel değerlendirmesi doğrultusunda verilir.
Bazı kişilerde septum eğriliğine burun kemiklerinde eğrilik, burun sırtında asimetri veya burun dış yapısında şekil bozukluğu eşlik edebilir. Bu durumda yalnızca septumun düzeltilmesi burnun dış görünümünü veya hava yolunu etkileyen bütün yapısal sorunları çözmeyebilir. Burun içerisindeki ve dışındaki yapıların birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Septorinoplasti değerlendirmesinde hem fonksiyonel hem de yapısal özellikler göz önünde bulundurulur. Burundan nefes alma güçlüğü ile birlikte burun şeklinde yapısal düzensizlik bulunan kişilerde bu cerrahi yaklaşım gündeme gelebilir.
Septum eğriliği, burun kemiklerinde eğrilik, burun sırtında belirgin asimetri, burun ucunda yapısal bozukluk veya burun yan duvarlarında hava geçişini etkileyebilecek yapısal sorunlar değerlendirmeye dahil edilebilir. Burun tıkanıklığının nedeninin doğru belirlenmesi önemlidir; çünkü burun tıkanıklığı yalnızca septum eğriliğinden kaynaklanmayabilir. Alerjik hastalıklar, burun içindeki dokuların büyümesi ve başka anatomik problemler de benzer şikâyetlere neden olabilir.
Daha önce burun travması geçirmiş kişilerde de burun kemik ve kıkırdak yapılarında şekil değişiklikleri oluşabilir. Travmaya bağlı eğriliklerin hem burun görünümünü hem de hava geçişini etkilemesi durumunda septorinoplasti kapsamında ayrıntılı bir değerlendirme yapılabilir.
Daha önce burun ameliyatı geçirmiş kişilerde ise mevcut anatomik yapı ayrıca incelenmelidir. Önceki cerrahi sonrasında kıkırdak desteğinde değişiklikler veya burun hava yolunda farklılıklar oluşabilir. Bu kişilerde cerrahi plan, mevcut yapıya göre yeniden oluşturulur. Mayo Clinic’in güncel değerlendirmelerinde de kalıcı burun tıkanıklığının yapısal nedenlerinin ayrıntılı anatomik değerlendirme gerektirdiği ve önceki cerrahilerin burun kıkırdak desteğini etkileyebileceği belirtilmektedir.
Septum, burun içerisindeki sağ ve sol hava yollarını birbirinden ayıran kemik ve kıkırdak yapıdır. Septumun orta hattan bir tarafa doğru eğilmesi septum deviasyonu olarak adlandırılır.
Hafif septum eğrilikleri oldukça sık görülebilir ve herhangi bir belirti oluşturmayabilir. Ancak eğrilik belirgin olduğunda burun pasajlarından birinin daralmasına ve hava akımının azalmasına neden olabilir. Bazı kişilerde bu durum sürekli burun tıkanıklığı veya bir taraftan daha zor nefes alma şeklinde hissedilebilir.
Septum eğriliğinin nedenleri doğuştan gelen yapısal özellikler, büyüme sürecindeki gelişim farklılıkları veya buruna alınan darbeler olabilir. Bazı kişilerde ise eğrilik zaman içerisinde fark edilir hale gelebilir.
Septum deviasyonunun değerlendirilmesinde yalnızca burun dışından bakılması yeterli olmayabilir. Burun içinin muayene edilmesi ve gerektiğinde endoskopik değerlendirme yapılması, eğriliğin konumunun ve hava yoluna etkisinin anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Septoplasti temel olarak burun içerisindeki septum eğriliğinin düzeltilmesine yönelik bir cerrahidir. Amaç, septumun daha uygun bir konuma getirilmesi ve buna bağlı olarak hava yolunun değerlendirilmesidir.
Rinoplasti ise burnun dış görünümünü oluşturan kemik ve kıkırdak yapılarda değişiklikler yapılmasını kapsar. Burun sırtı, burun ucu, kemik yapı, kıkırdaklar ve burnun yüz ile olan oranları cerrahi plan içerisinde değerlendirilebilir.
Septorinoplasti ise bu iki yaklaşımın aynı cerrahi süreç içerisinde bir araya getirilebildiği durumları ifade eder. Örneğin septumda belirgin eğrilik bulunurken burun dış yapısında da eğrilik veya şekil bozukluğu varsa, yalnızca septumun düzeltilmesi yeterli olmayabilir.
Bu nedenle hangi işlemin gerekli olduğu, kişinin şikâyetleri ve anatomik özellikleri değerlendirildikten sonra belirlenir.
Ameliyat öncesi değerlendirme, septorinoplasti planlamasının temel aşamalarından biridir. Muayenede kişinin nefes alma şikâyetleri, burun tıkanıklığının ne zamandır bulunduğu, tıkanıklığın bir veya iki taraflı olup olmadığı ve daha önce burunla ilgili herhangi bir işlem geçirilip geçirilmediği değerlendirilir.
Burun dış yapısına bakılarak kemik ve kıkırdak yapıların konumu, burun sırtının çizgisi, burun ucunun desteği, burun deliklerinin görünümü ve yüz ile olan oranlar incelenebilir.
Burun içerisindeki septumun konumu da değerlendirilir. Gerektiğinde burun içi endoskopik muayene veya başka yardımcı incelemeler kullanılabilir. Her hastada aynı tetkiklerin yapılması gerekmez; gerekli değerlendirmeler kişinin bulgularına göre belirlenir.
Op. Dr. Alper Mete Uğurlu tarafından yapılacak muayenede kişinin beklentileri de ayrıntılı şekilde ele alınır. Burun görünümünde hangi özelliklerin değiştirilmek istendiği, nefes alma açısından hangi şikâyetlerin bulunduğu ve cerrahi ile nelerin gerçekleştirilebileceği birlikte değerlendirilir.
Septorinoplastide yapılacak işlemler kişinin anatomisine göre değişir. Septumda eğrilik bulunuyorsa eğri bölümlerin düzeltilmesi, uygun bölümlerin korunması ve gerektiğinde yeniden konumlandırılması planlanabilir. Septoplasti sırasında kıkırdak veya kemik bölümlerinin düzeltilmesi, yeniden konumlandırılması veya gerekli durumlarda çıkarılması söz konusu olabilir.
Burun dış yapısında eğrilik veya şekil bozukluğu bulunuyorsa burun kemikleri ve kıkırdakları üzerinde de düzenlemeler yapılabilir. Burun sırtının şekli, burun ucu, burun kemikleri ve burun yan duvarları cerrahi plan içerisinde değerlendirilebilir.
Bazı durumlarda burun yapısının desteklenmesi için kıkırdak greftlerinden yararlanılabilir. Kullanılacak kıkırdağın kaynağı ve gerekliliği, mevcut anatomik yapıya ve yapılması gereken işlemlere göre belirlenir. Rinoplasti sırasında kıkırdak dokusunun septumdan, bazı durumlarda kulaktan veya daha kapsamlı yapısal destek gerektiğinde başka kaynaklardan alınması söz konusu olabilir.
Septorinoplasti, cerrahi kapsamına göre genel anestezi altında gerçekleştirilebilen bir ameliyattır. Kullanılacak anestezi yöntemi, kişinin genel sağlık durumu ve planlanan cerrahiye göre anestezi ekibi tarafından değerlendirilir.
Cerrahi yaklaşım, yapılması gereken işlemlere göre değişebilir. Bazı rinoplasti ve septoplasti işlemleri burun içerisindeki kesiler aracılığıyla gerçekleştirilebilir. Daha geniş cerrahi görüş alanına ihtiyaç duyulan durumlarda burun delikleri arasındaki kolumella bölgesinden küçük bir kesi içeren açık yaklaşım kullanılabilir.
Cerrahinin ilk aşamalarında septum ve burun iskeletinin mevcut yapısı değerlendirilir. Eğrilik bulunan bölümlere gerekli düzenlemeler yapılabilir. Burun dış yapısındaki eğrilik veya şekil bozukluğu da aynı cerrahi plan içerisinde ele alınabilir.
Burun kemiklerinin konumu gerektiğinde yeniden düzenlenebilir. Burun sırtındaki kıkırdak ve kemik yapıların şekli değiştirilebilir. Burun ucunun desteği ve konumu da kişinin anatomik özelliklerine göre yeniden değerlendirilebilir.
Cerrahinin sonunda dokular uygun konumlarına yerleştirilir. Septumu desteklemek amacıyla burun içerisine silikon splintler yerleştirilebilir. Kullanılacak materyaller ve bunların ne kadar süre kalacağı cerrahinin kapsamına göre değişebilir.
Septorinoplastinin önemli özelliklerinden biri, burun şekli ile hava yolu arasındaki ilişkinin birlikte değerlendirilmesidir. Burun yalnızca dış görünümden oluşan bir yapı değildir. Kemik ve kıkırdak iskeleti, septum, burun yan duvarları ve burun valvleri hava akışında rol oynar.
Septumun belirgin şekilde eğri olması burun pasajlarından birini daraltabilir. Bunun yanında burun yan duvarlarında destek kaybı veya burun valv bölgesindeki yapısal problemler de nefes almayı etkileyebilir. Güncel Mayo Clinic değerlendirmesinde kalıcı burun tıkanıklığında septum deviasyonunun yanı sıra burun valvi darlığı, kıkırdak desteğinin zayıflaması ve bazı yapısal deformitelerin de dikkate alınması gerektiği belirtilmektedir.
Bu nedenle septorinoplasti öncesinde nefes alma şikâyetinin kaynağının mümkün olduğunca doğru belirlenmesi gerekir. Her burun tıkanıklığının cerrahi nedeni bulunmaz. Alerji veya diğer burun içi hastalıklar da değerlendirmeye dahil edilmelidir.
Ameliyat öncesinde kişinin sağlık geçmişi ayrıntılı şekilde değerlendirilir. Daha önce geçirilmiş burun ameliyatları, burun travmaları, kullanılan ilaçlar, bilinen alerjiler, kanama ile ilgili sorunlar ve mevcut hastalıklar hekime bildirilmelidir.
Sigara kullanımı da cerrahi süreç açısından önemlidir. Sigara, iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğinden ameliyat öncesinde ve sonrasında sigara kullanımı konusunda hekimin önerilerine uyulmalıdır.
Kanama riskini etkileyebilecek ilaçların kullanımı konusunda da hekime bilgi verilmesi gerekir. Bazı ilaçların ameliyat öncesinde bırakılması veya düzenlenmesi gerekebilir; ancak herhangi bir ilaç hekim önerisi olmadan kesilmemelidir.
Muayene sırasında gerekli görülürse farklı açılardan burun fotoğrafları alınabilir. Bu görüntüler cerrahi planlama ve ameliyat öncesi değerlendirme amacıyla kullanılabilir.
Septorinoplasti sonrasında burun ve çevresinde şişlik, morarma ve hassasiyet görülebilir. Burun içerisindeki ödem nedeniyle ilk dönemde nefes alma güçlüğü yaşanması da mümkündür.
Burun içerisine silikon splint veya başka destek materyalleri yerleştirilmişse bunların bulunduğu süre boyunca burundan nefes alma daha farklı hissedilebilir. Kullanılan materyallerin çıkarılma zamanı cerrahi plan ve iyileşme sürecine göre belirlenir.
İlk günlerde başın daha yüksek konumda tutulması şişliğin ve kanama riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Burun darbelerden korunmalı ve hekimin önerdiği süre boyunca ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. Septoplasti sonrasında Mayo Clinic, cerrahinin kapsamına göre burun sümkürme ve yoğun fiziksel aktiviteler konusunda belirli süreli kısıtlamalar uygulanabileceğini belirtmektedir.
Rinoplasti kısmına bağlı olarak burun görünümündeki şişliğin tamamen azalması daha uzun sürebilir. Burun dokularının şeklinin zaman içerisinde değişmesi normaldir. Küçük yapısal değişikliklerin dahi görünümü etkileyebilmesi nedeniyle nihai değerlendirme için iyileşme sürecinin ilerlemesi beklenir.
Ameliyatın erken döneminde burun içerisindeki ödem ve varsa splintler nedeniyle nefes alma güçleşebilir. Bu durum, ameliyatın hemen sonrasında burun tıkanıklığının devam ettiği anlamına gelmez.
Dokular iyileştikçe ve burun içerisindeki şişlik azaldıkça hava geçişi değişebilir. Septumun düzeltilmesinden sonra septum deviasyonuna bağlı nefes alma sorunlarında düzelme görülebilir; ancak sonuçlar kişiden kişiye değişir ve burun tıkanıklığının başka nedenleri varsa bunların da ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Güncel fonksiyonel rinoplasti değerlendirmelerinde de burun tıkanıklığının tek bir anatomik nedene bağlı olmayabileceği ve cerrahi planlamanın burun hava yolunun farklı bölümlerinin değerlendirilmesini gerektirebildiği belirtilmektedir.
Septorinoplasti sonrasında burnun dış görünümünde değişiklik meydana gelebilir. Yapılacak değişikliklerin kapsamı, kişinin burun yapısına ve cerrahi hedeflere göre belirlenir.
Burun kemiklerinin konumu, burun sırtı, burun ucu ve burun deliklerinin görünümü gibi farklı özellikler cerrahi plan içerisinde ele alınabilir. Yüzün diğer bölümleri de değerlendirmeye dahil edilir.
Burun ameliyatlarında milimetre düzeyindeki değişiklikler dahi dış görünüm üzerinde fark oluşturabilir. Bunun nedeni burnun yüzün merkezinde bulunması ve kemik-kıkırdak yapılarının birbiriyle yakın ilişki içerisinde olmasıdır.
Ameliyat sonrasında oluşan ödem nedeniyle burnun ilk dönemdeki görünümü nihai görünümü yansıtmayabilir. Özellikle burun ucunda şişliğin daha uzun süre devam etmesi mümkündür.
Ameliyat sonrasında hekimin önerdiği bakım ve kontrol programına uyulması gerekir. Burnun darbelere karşı korunması özellikle ilk dönemde önemlidir.
Ağır kaldırma, yoğun egzersiz ve buruna darbe alma ihtimali bulunan aktiviteler konusunda hekimin önerilerine uyulmalıdır. Septoplasti sonrasında kanama riskini azaltmak amacıyla belirli bir süre yoğun fiziksel aktivitelerden uzak durulması önerilebilir.
Burun sümkürme konusunda da cerrahın önerisi dikkate alınmalıdır. Burun içerisindeki dokular iyileşirken güçlü basınç oluşturabilecek hareketlerden kaçınılması gerekebilir.
Kullanılacak ilaçlar, burun içi bakım ürünleri ve varsa tuzlu su uygulamaları kişiye göre belirlenebilir. Hekimin önerisi olmadan farklı ürün veya ilaç kullanılmaması gerekir.
Septorinoplasti, kapsamlı bir cerrahi işlem olduğu için her ameliyatta olduğu gibi belirli riskler taşır. Kanama, enfeksiyon ve anesteziye bağlı reaksiyonlar genel cerrahi riskler arasında yer alır.
Septoplasti ile ilişkili olarak burun tıkanıklığının devam etmesi, septumda yeniden eğrilik, septumda delik oluşması, koku duyusunda değişiklik, burun şeklinde değişiklik ve nadiren ek cerrahi gereksinimi görülebilir.
Rinoplasti açısından ise burun görünümünde asimetri, kalıcı şişlik, his değişikliği, nefes alma problemleri, yara iyileşmesiyle ilgili sorunlar veya istenen değişikliğin tam olarak gerçekleşmemesi gibi durumlar söz konusu olabilir.
Risklerin kişiden kişiye değişebileceği unutulmamalıdır. Özellikle daha önce burun ameliyatı geçirilmiş olması, travma öyküsü veya burun yapısında belirgin anatomik farklılıklar bulunması cerrahi değerlendirmeyi etkileyebilir.
Daha önce burun ameliyatı geçiren kişilerde burun anatomisi değişmiş olabilir. Önceki cerrahide kıkırdak dokuların kullanılmış olması, burun desteğinde değişiklik oluşması veya septumun farklı bir yapıya sahip olması yeni cerrahinin planlanmasını etkileyebilir.
Bu nedenle önceki ameliyatların ne zaman ve hangi amaçla yapıldığı, mevcut şikâyetler ve burun yapısındaki değişiklikler ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.
Mayo Clinic’in 2026 tarihli fonksiyonel rinoplasti değerlendirmesinde, önceki burun cerrahisi sonrasında kıkırdak desteğinin zayıflaması, septum deformiteleri veya burun valvi bölgesindeki yapısal problemlerin devam eden burun tıkanıklığına katkıda bulunabileceği belirtilmektedir.
Bu tür durumlarda cerrahi plan yalnızca estetik görünümü değil, burun yapısının uzun dönemli desteğini ve hava yolunu da dikkate alır.
Burun, yüzün merkezinde bulunduğu için cerrahi planlamada yüzün tamamının değerlendirilmesi önemlidir. Burun sırtının yüksekliği, burun ucunun konumu, burun genişliği ve yüzün diğer bölümleri arasındaki oranlar birlikte ele alınabilir.
Kişiden kişiye yüz yapısı farklı olduğu için standart bir burun şeklinin herkes için aynı şekilde uygulanması uygun değildir. Cilt kalınlığı, kıkırdakların gücü, kemik yapısı ve yüz oranları cerrahi planlamayı etkileyebilir. Rinoplastinin kişinin yüz yapısı ve ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmesi gerektiği tıbbi kaynaklarda da vurgulanmaktadır.
Op. Dr. Alper Mete Uğurlu tarafından yapılacak değerlendirmede burun görünümü ile burun fonksiyonları birlikte ele alınarak kişinin mevcut anatomisine uygun cerrahi yaklaşım belirlenebilir.
Septorinoplasti sonrasında hem fonksiyonel hem de estetik sonuçların değerlendirilmesi için iyileşme sürecinin ilerlemesi gerekir. İlk haftalarda görülen şişlik ve ödem, burun şeklini ve nefes alma hissini etkileyebilir.
Septoplasti sonrasında dokuların önemli ölçüde toparlanması birkaç ay içerisinde gerçekleşebilir; ancak bazı yapısal değişikliklerin daha uzun süre devam etmesi mümkündür. Mayo Clinic, septoplasti sonrasında dokuların 3 ila 6 ay içerisinde daha stabil hale gelmeye başladığını, ancak kıkırdak ve dokularda bir yıl veya daha uzun süre değişikliklerin devam edebileceğini belirtmektedir.
Rinoplasti bölümünde ise burun konturunun tam olarak belirginleşmesi daha uzun zaman alabilir. Bu nedenle ameliyatın erken dönemindeki görüntü üzerinden nihai sonuç değerlendirmesi yapmak uygun değildir.
Septorinoplasti sonrası takiplerde burun fonksiyonu, dış görünüm ve iyileşme süreci birlikte değerlendirilir.
Size uygun tekniği birlikte değerlendirelim.
Septorinoplasti, burun içerisindeki septum eğriliğinin düzeltilmesi ile burnun dış yapısındaki kemik ve kıkırdakların yeniden şekillendirilmesini aynı cerrahi süreç içerisinde ele alan burun ameliyatıdır. Septoplasti temel olarak septumun düzeltilmesine, rinoplasti ise burnun şekil ve oranlarının değiştirilmesine yöneliktir.
Septum eğriliği veya başka yapısal sorunlar burun tıkanıklığına neden oluyorsa, bunların cerrahi olarak düzeltilmesi nefes alma şikâyetlerinin azalmasına yardımcı olabilir. Ancak burun tıkanıklığının alerji veya farklı anatomik sorunlar gibi başka nedenleri de bulunabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde burun hava yolunun ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir.
Ameliyatın hemen sonrasında burunda şişlik ve ödem bulunabilir. Bu nedenle ilk haftalarda burun görünümü nihai şekli göstermez. Dokuların toparlanması aylar içerisinde devam eder ve bazı değişiklikler daha uzun süre görülebilir. Septoplasti sonrasında dokuların 3 ila 6 ay içerisinde daha stabil hale gelmeye başladığı, ancak değişikliklerin bir yıl veya daha uzun süre devam edebileceği bildirilmektedir.
Gerekli olduğu durumlarda burun kemikleri cerrahi olarak yeniden şekillendirilebilir veya konumları değiştirilebilir. Bunun gerekip gerekmediği burun yapısındaki eğrilik, burun sırtının durumu ve planlanan değişikliklerin kapsamına göre belirlenir. Her septorinoplasti ameliyatında aynı kemik işlemlerinin yapılması gerekmez.
Septorinoplasti sonrasında kanama, enfeksiyon, anesteziye bağlı komplikasyonlar, burun tıkanıklığının devam etmesi, koku duyusunda değişiklik, septumda delik oluşması, burun şeklinde değişiklik, asimetri veya ek cerrahi gereksinimi gibi riskler bulunabilir. Riskler kişinin sağlık durumu, burun anatomisi ve yapılan cerrahinin kapsamına göre değişir.
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Mete Uğurlu Mommy Makeover Nedir? Doğum
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Mete Uğurlu Burun Estetiği Sonrası İyileşme
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Mete Uğurlu Meme Büyütmede İmplant Seçimi
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Alper Mete Uğurlu Liposuction mı Karın Germe
Bizimle İletişime Geçin